• Şeyh Bedreddin Oyunu 1 Alana 1 Bedava

Şeyh Bedreddin, 5 Aralık'ta İzmir Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde! İzmir tiyatro biletleri BuKupon.com'da

Şeyh Bedreddin, 5 Aralık Perşembe akşamı İzmir Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde İzmirli sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Bu keyifli akşama ortak olmak için Şeyh Bedreddin Oyunu 1 Alana 1 Bedava biletlerinizi BuKupon.com'dan satın alabilirsiniz.

 

Şeyh Bedreddin Oyunu

Nâzım Hikmet’in önemli eserlerinden biri olan “Simavna kadısı oğlu Şeyh Bedreddin Destanı”. 1936 yılında bu destan yayınlanmıştır. İlk defa sınıf çatışmasına yer verilen “Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı” , Nâzım Hikmet’in tarihî gerçeklikten hareketle kaleme aldığı eseridir. Bu konuda daha önce yazılmış bir eser yoktur. Tarihimizi sınıfsal açıdan değerlendiren ilk şairimiz Nazım Hikmet'tir. 
Bir gece vakti Nazım hapishanede koğuşta idam mahkumlarının zincir şıkırtılarından başka ses duyulmazken, herkes uykudayken, Mehemmed Şerefeddin Efendi’nin Simavne ve Kadısı Oğlu Bedreddin isimli “risale”sini okumaktadır. 
Bir zaman sonra kendini “kapağında üstünlü esreli süslü bir tuğra” bulunan risalenin eskimiş sayfalarında kendini kaybeder. Başı ağrıması onları görebilecek halde değildir: 
“Bir aspirin olsa. Avuçlarımın içi yanıyor. Kafamda Bedreddin ve Börklüce Mustafa. Kendimi biraz daha zorlayabilsem, başım böyle gözlerimi bulandıracak kadar ağrımasa, çok uzak yılların kılıç şakırtıları, at kişnemeleri, kırbaç sesleri, kadın ve çocuk çığlıkları içinde, iki ışıklı ümit sözü gibi Bedreddin'le Mustafa'nın yüzlerini görebileceğim.” 
Okuduğu şeyler onu geçmişe götürecek bir zaman makinesine dönüştürür. Ve Nâzım risaledeki kelimelerin ötesine geçmek ve bu kelimelerin imlediği tarihsel gerçeklikte dolaşmak, hapishane duvarlarını aşıp, zamanın dışına çıkmak için koğuş penceresine sessiz şekilde yanaşan bir dervişin peşine takılır: 
“Başımın ağrısı birdenbire dindi. Yataktan çıktım. Penceredekine doğru yürüdüm. Elimden tuttu. Benden başka yirmi sekiz insanı ve terli çimentosuyla uyuyan koğuşu bıraktık. Birdenbire kendimi o bir türlü göremediğimiz, denizle duvarımızın birleştiği yerde, kayaların üstünde buldum. Börklüce'nin müridiyle yan yana karanlık denizin dalgalarını sessizce aşarak yılların arkasına, asırlarca geriye, Çelebi Sultan Mehmet devrine gittik.”
Sonrasında bu zaman yolculuğunu Nâzım bize anlatır. 
Şeyh Bedreddin’in ortaklaşmacı ve eşitlikçi ilkelerini uygulamaya koymak niyetiyle ayaklanan köylülerini Nâzım yapıtında Anadolu’nun ilk toprak devrimcileri olarak selamlar. 
“Yârin yanağından gayrı her şeyde, her yerde, hep beraber! diyebilmek için” 
Şu dizelerle sona erer Bedreddin Destanı: 
“Ne ah edin dostlar, ne ağlayın! Dünü bugüne bugünü yarına bağlayın”
Şeyh Bedreddin
Edirne yakınlarında bir kale olan Simavne’de Şeyh Bedreddin’in babası kadılık yaptı. Bedreddin 1358-1359 seneleri arasında burada doğdu. 
Tasavvufa hocası Hüseyin Ahlati sayesinde ilgi duydu.
1410 tarihinde kazasker oldu. Mehmet Çelebi tarafından görevden alınarak İznik’e 1413 yılında sürüldü.
Osmanlı’ya karşı Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal ile beraber ayaklanma başlattı. Osmanlı’ya karşı yaptıkları savaşta yenildiler.
Yakalanan Şeyh Bedreddin 1415 senesinde Serez’de idam edildi.

 

Şeyh Bedreddin Oyunu Kadrosu

• Yazan: Nazım Hikmet
• Uyarlayan - Yöneten: Sedat Demirsoy
• Oynayan: Yücel Turgut