Baver, kendi iç sesiyle, geçmişiyle ve toplumun ona yüklediği kimliklerle yüzleşen bir adamın hikâyesini sahneye taşıyor. Yalnızlık, aidiyet, ötekileştirme ve insanın kendi benliğiyle kurduğu çatışma üzerine kurulu bu tek kişilik anlatı; yer yer kara mizah, yer yer derin bir iç hesaplaşma sunuyor.