
Ali Biçim
Ali Biçim’in kariyerini tek bir kelimeyle tanımlamak kolay değil. Televizyoncu, komedyen, oyuncu, müzisyen ya da YouTuber demek mümkün; ancak bunların hiçbiri tek başına yeterli olmuyor. Çünkü Biçim’in hikâyesi Türkiye’de eğlence üretiminin geçirdiği dönüşümle neredeyse paralel ilerledi. Televizyonda görünür olmaya çalışırken internet sayesinde tanındı, ardından televizyonda kendi programını yaptı, sinemaya geçti ve yıllar sonra bu kez YouTube’da yeni bir kuşak tarafından yeniden keşfedildi. Kariyerinin farklı dönemlerinde kullandığı mecra değişse de mizahındaki temel çizgi çok değişmedi: absürt olanı ciddiyetle sunmak.
İzmit’te doğan Ali Biçim, tekstille uğraşan bir ailede büyüdü. Anne ve babasının ayrılmasının ardından küçük yaşlarda İstanbul’a geldi. Tiyatroya ve oyunculuğa ilgisi erken yaşta oluşmasına rağmen bu alanda ilerlemesi kolay olmadı. Konservatuvar sınavlarını üç yıl boyunca kazanamayınca başka bir yol aramak zorunda kaldı. Sonunda Beykent Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Bölümü’nü burslu olarak kazandı. Mezuniyet sonrasında ise yaklaşık bir buçuk saatlik bir komedi demosu hazırlayıp televizyon dünyasındaki farklı isimlere gönderdi. Beklediği karşılığı alamadı; hatta kendi anlatımına göre olumlu ya da olumsuz neredeyse hiçbir dönüş gelmedi.
Televizyon Kapıları Açılmayınca İnternet
Bugün sosyal medyada kariyer kurmak oldukça normal görülüyor. Ali Biçim’in ilk kez internet üzerinden geniş kitlelere ulaştığı dönem ise çok farklıydı. YouTube henüz Türkiye’de bugünkü içerik üreticisi ekonomisini oluşturmamış, internetten tanınmak televizyona alternatif bir kariyer yolu hâline gelmemişti.
Biçim’in kariyerindeki büyük kırılma da tam olarak bu ortamda geldi. Yönetmen Can Sarcan’la tanışmasının ardından 2010’da “Just Pide” isimli parodi klibi hazırladılar. Michael Jackson’ın “Beat It” estetiğini pide üzerinden yeniden yorumlayan video, Eminönü’nde oldukça kısa bir çekim sürecinin ardından tamamlandı. Biçim daha sonra verdiği bir röportajda o dönemde hayatının iyi gitmediğini ve videoyu bir anlamda “tamam mı, devam mı?” projesi gibi gördüğünü anlatacaktı.
“Just Pide” beklenmedik ölçüde yayıldı. Video yalnızca internette dolaşmadı; televizyon haberlerine kadar taşındı. Daha önce hazırladığı projelere cevap vermeyen insanların kendisini aramaya başlaması da bu videodan sonra gerçekleşti. Klip yıllar sonra bile Ali Biçim’in erken dönem kariyerinin simgesi olarak kaldı; FOX’un kendi program tanıtımında bile Biçim’i “Just Pide” ile tanınan şovmen olarak tanımlaması bunun ne kadar belirleyici bir iş olduğunu gösteriyordu.
Okan Bayülgen Programları ve Televizyonun İçinden Geçmek
İnternette yakalanan görünürlük kısa süre içinde televizyona taşındı. Ali Biçim, Okan Bayülgen’in “Disko Kralı” ve “Medya Kralı” gibi programlarında performanslar yapmaya başladı. Müzik, skeç ve parodiyi bir arada kullanan yapısı bu programların formatına uygundu.
Bu dönem Biçim açısından yalnızca kamera karşısında görünmek anlamına gelmedi. Büyük bir televizyon programının nasıl üretildiğini, konuklarla nasıl çalışıldığını ve canlı eğlence programının arkasındaki düzeni de görme fırsatı buldu. Daha sonra Bayülgen’le ilişkisini oldukça açık biçimde eleştirecek olsa da onunla çalışırken televizyonculuk konusunda çok şey öğrendiğini de söyledi.
Aynı yıllarda kendi sahne gösterilerini de yapıyordu. Hayal Kahvesi, Bronx ve Nublu gibi mekanlarda televizyon için hazırladığı parodi şarkıları sahneye taşıdı. Bu gösterileri klasik stand-up olarak tanımlamıyordu. İçinde müzik, konuşma, skeç ve performansın bulunduğu daha serbest bir yapı kurmaya çalışıyordu. Aslında yıllar sonra YouTube videolarında görülecek olan türler arası mizah anlayışının erken bir versiyonu burada ortaya çıkmıştı.
Babam Sınıfta Kaldı ve Oyunculuk Tarafı
2013’te Gani Müjde’nin hazırladığı “Babam Sınıfta Kaldı” dizisinin kadrosuna katılması Ali Biçim’in oyunculuk tarafını daha görünür hâle getirdi. Dizi üniversiteye başlayan bir genç kız ile aftan yararlanıp aynı üniversiteye dönen babasının hikâyesini anlatıyordu.
Biçim için bu proje, internet videosu ve televizyon performanslarının ardından kurmaca bir yapının içinde düzenli rol almak anlamına geliyordu. Ancak dizi uzun ömürlü olmadı. Biçim’in daha sonra anlattığına göre ilk bölümlerde aldığı iyi sonuçlara rağmen yayın saatinin değişmesiyle performansı düştü ve yapım 18. bölüm civarında sona erdi. Aynı dönemde “Yalan Dünya” için düşünülen bir karakter projesinin de gerçekleşmemesi, kariyerinde yeniden belirsiz bir dönem yaratmıştı.
Ancak Ali Biçim’in kariyerindeki ilginç taraflardan biri de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Bir proje sona erdiğinde tek bir alanda ısrar etmek yerine başka bir formata geçebiliyordu. Oyunculuktan televizyon programına, televizyondan sahneye veya ilerleyen yıllarda internete dönüşleri bu nedenle kariyerinin doğal parçaları hâline geldi.
Ali Biçim Show: Kendi Programının Başına Geçmek
2014’te FOX ekranlarında başlayan “Ali Biçim Show”, kariyerinde önemli bir eşikti. Artık başka bir sunucunun programındaki yan isim değil, doğrudan kendi adını taşıyan bir eğlence programının merkezindeydi.
Programda ünlü konuklar, skeçler, müzikal performanslar ve farklı sahne bölümleri bir araya geliyordu. FOX’un program tanıtımında da klasik talk show kalıplarını kırmaya çalışan, alternatif bir eğlence formatı olarak sunuluyordu. Toplam 13 bölüm yayımlanan programın arşivinde Hayko Cepkin’den Ümit Besen’e farklı isimlerin konuk olduğu bölümler bulunuyor.
Biçim o dönemde programın görsel ve yapısal olarak klasik Türk talk show’larından ayrılmasını özellikle istiyordu. Jimmy Fallon, Conan O’Brien, Johnny Carson ve David Letterman gibi Amerikan gece programlarından etkilendiğini açıkça anlatıyor ancak bunları doğrudan kopyalamak yerine kendi mizahına uyarlamaya çalıştığını söylüyordu.
“Ali Biçim Show” çok uzun sürmedi fakat onun televizyon kariyerinde önemli bir iz bıraktı. Çünkü Biçim’in yıllar sonra dijital dünyada kuracağı içeriklerin pek çoğunda yine aynı anlayış vardı: konuğun yalnızca röportaj yaptığı değil, oyunun veya absürt durumun doğrudan içine girdiği bir eğlence modeli.
Televizyondan YouTube’a İkinci Büyük Dönem
Ali Biçim’in kariyerindeki ikinci büyük kırılma YouTube’la geldi. İlginç olan ise bunun internet sayesinde tanınmasından yıllar sonra gerçekleşmesiydi. İlk internet döneminde viral bir video üzerinden televizyonda yer edinmeye çalışan Biçim, bu kez televizyon tecrübesini dijital platformlara taşıdı.
Bu dönemde Mesut Can Tomay’la kurduğu ortaklık özellikle belirleyici oldu. İkilinin birlikte hazırladığı videolarda seyahat, yarışma, meydan okuma, sokak içeriği, oyun ve skeç formatları birbirine karışıyordu. Videolardaki ilişki büyük ölçüde ikisinin karakter farkı üzerinden ilerliyordu. Biçim çoğu zaman olayları daha da büyüten, kışkırtan ve absürt tarafı yükselten kişi olurken Mesut Can Tomay’la kurduğu karşılıklı atışma içeriklerin temel dinamiğine dönüştü.
2020’ye gelindiğinde ikili YouTube Türkiye’nin dikkat çeken ekiplerinden biri hâline gelmişti. O dönem farklı büyük kanalların dahi Ali Biçim ve Mesut Can Tomay’ın videoları üzerine içerikler üretmesi, ortaklığın dijital ortamda ulaştığı görünürlüğün işaretlerinden biriydi.
Bu ortaklık kısa süreli bir proje de olmadı. Yıllar boyunca farklı videolarda birlikte görünmeye devam ettiler. 2025’te Mesut Can Tomay’ın kanalında yayımlanan ve Ali Biçim’in de yer aldığı bir video birkaç milyon izlenmeye ulaştı. Böylece ikilinin birlikte kurduğu mizah dili, YouTube’daki ilk büyük çıkışlarından yıllar sonra da dolaşımda kalmayı sürdürdü.
Sar Başa ile Dijital Kuşağın Sinemaya Geçişi
Ali Biçim’in dijital içerik dünyasında yeniden yükseldiği yıllarda sinema tarafı da devam etti. 2019’da yayımlanan “Sar Başa” filminde Alper Rende ve Kemal Can Parlak gibi internet dünyasında tanınan isimlerle birlikte kamera karşısına geçti.
Berk Alan’ın yönettiği komedi filmi, üniversite sınavından hemen önce hafızasını kaybeden Ussal ve arkadaşlarının onun hafızasını geri getirmeye çalışmasını anlatıyordu. Biçim filmde Oral karakterini canlandırdı.
“Sar Başa”, aynı zamanda Türkiye’de sosyal medya üzerinden tanınan isimlerin sinemaya daha sık taşındığı dönemin örneklerinden biriydi. Ali Biçim açısından ise bu geçiş diğer internet fenomenlerinden biraz farklıydı. Çünkü o sinemaya YouTube’dan gelen yeni bir yüz değil, televizyon, sahne ve oyunculuk tecrübesinin ardından YouTube üzerinden tekrar popülerleşen bir isimdi.
Tam Kafadan Karavana
Ali Biçim ve Mesut Can Tomay ortaklığının sinemaya taşındığı en belirgin işlerden biri “Tam Kafadan Karavana” oldu. 2022’de vizyona giren filmin yönetmenliğini Oğuz Öztürk ve Celal Öztürk üstlendi. Oyuncu kadrosunda Ali Biçim ile Mesut Can Tomay’ın yanı sıra Efekan Can, Burak Güneş ve Serkan Dağlı gibi isimler de yer aldı.
Film, maddi sorunlarla mücadele eden bir e-spor takımının internet kafesini kaybettikten sonra eski bir karavanda turnuvaya hazırlanmaya çalışmasını konu alıyordu. Dolayısıyla hikâye doğrudan oyun ve internet kültüründen besleniyordu. Bu da Ali Biçim’in o dönemki dijital izleyicisiyle filmin dünyası arasında doğal bir bağlantı kuruyordu.
“Tam Kafadan Karavana” daha sonra televizyonda da yayımlandı ve Ali Biçim’in filmografisinde YouTube’daki ekip kültürünün doğrudan uzun metraj sinemaya taşındığı iş olarak kaldı.
Ali Biçim Mizahının Temelinde Ne Var?
Ali Biçim’in kariyerine bakıldığında onun mizahını yalnızca şaka yazmak üzerinden açıklamak zor. Daha çok sıradan bir durumu giderek büyütmek, gereksiz biçimde ciddi davranmak ve ortaya çıkan saçmalığı karakter bozmadan sürdürmek üzerine kurulu bir yaklaşımı var.
“Just Pide” bunun erken örneğiydi. Basit bir pide alma meselesi, büyük prodüksiyonlu bir pop klibi ciddiyetiyle anlatılıyordu. YouTube yıllarında da aynı mantık başka biçimlerde devam etti. Basit bir seyahat, yemek veya günlük durum videonun ilerleyen dakikalarında kontrolsüz bir hikâyeye dönüşebiliyordu.
Biçim’in sahne eğitimi ve televizyon geçmişi de bu içeriklere başka bir boyut kattı. Kamera önünde yalnızca spontane davranan bir içerik üreticisinden ziyade, ritmi ve performansı bilen bir şovmen tavrı taşıdı. Bu nedenle farklı kuşaklar onu farklı yerlerden tanıyor: Bir grup için “Just Pide”nin Ali’si, bir grup için Okan Bayülgen programlarının sıra dışı karakteri, başka bir grup için “Ali Biçim Show”un sunucusu, daha genç izleyiciler için ise Mesut Can Tomay’la birlikte YouTube videoları çeken Ali Biçim.
Bugünkü Ali Biçim
Ali Biçim’in bugün geldiği nokta, Türkiye’de internet ile geleneksel medya arasındaki sınırların nasıl değiştiğini de anlatıyor. Kariyerinin başında televizyona girebilmek için hazırladığı demo kimsenin ilgisini çekmezken, internete yüklediği birkaç dakikalık bir video televizyon kapılarını açtı. Yıllar sonra televizyonun merkezinden uzaklaşıp tekrar internete döndüğünde ise bu kez milyonlarca kişilik doğrudan bir izleyici kitlesine ulaşabildi.
Üstelik dijital dönemi yalnız başına değil, Mesut Can Tomay gibi başka içerik üreticileriyle kurduğu ortaklık üzerinden büyüttü. Bu ilişki zamanla kanal işbirliğinin ötesine geçerek Ali Biçim’in son dönem ekran kimliğinin önemli bir parçası hâline geldi.
İzmit’ten İstanbul’a gelen, konservatuvar sınavlarını üç kez kazanamayan, hazırladığı komedi demosuna cevap alamayan bir gençten; internet videosuyla ana haberlere çıkan, Okan Bayülgen’le çalışan, kendi talk show’unu sunan, sinema filmlerinde oynayan ve ardından YouTube’da yeniden büyük bir kitleye ulaşan Ali Biçim’e uzanan yol oldukça dağınık görünüyor.
Ancak belki de kariyerinin karakteri tam olarak bu dağınıklıkta yatıyor. Ali Biçim hiçbir zaman yalnızca oyuncu, yalnızca sunucu ya da yalnızca YouTuber olmadı. Mecra değiştiğinde kendisini de yeniden biçimlendirdi ama mizahının temelindeki absürtlüğü korudu.
“Just Pide”den bugünkü YouTube videolarına uzanan yaklaşık on beş yıllık çizgide araçlar tamamen değişti. Önce viral video, sonra televizyon, sahne, dizi, talk show, sinema ve yeniden internet geldi. Ali Biçim’in yaptığı şey ise büyük ölçüde aynı kaldı: ciddi görünmesi gerekmeyen bir şeyi mümkün olduğunca ciddi anlatıp komediyi tam da oradan çıkarmak.
