Barış Atay

Barış Atay

7Etkinlik·84Takipçi
Hakkında

Barış Atay’ın kariyerini yalnızca oyunculuk üzerinden anlatmak pek mümkün değil. Televizyonda geniş kitlelerin karşısına çıkan bir oyuncuyken tiyatroya, yönetmenliğe ve giderek daha görünür hâle gelen politik bir kimliğe yöneldi; 2018’de ise bu çizgi doğrudan parlamentoya kadar uzandı. Beş yıl milletvekilliği yaptıktan sonra yeniden sahneye ağırlık vermesi, onun hikâyesini Türkiye’de sanat ile siyasetin zaman zaman birbirinden ayrılmadığı örneklerden biri hâline getiriyor. Bugün Barış Atay denildiğinde “Arka Sıradakiler”in Saffet’i kadar “Sadece Diktatör”, Türkiye İşçi Partisi ve politik tiyatro da aynı hikâyenin içinde yer alıyor.

Barış Atay Mengüllüoğlu, 22 Eylül 1981’de Almanya’nın Wilhelmshaven kentinde doğdu. Çocukluğu ve gençliğinin önemli bölümünü ise Antakya’da geçirdi. 1999’da Çukurova Üniversitesi Biyoloji Bölümü’ne başladı ancak eğitimini tamamlamadan tiyatroya yöneldi. 2004’te Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü’ne giren Atay, 2009’da buradan mezun oldu. Daha sonra oyunculuğun yanında yönetmenlik, tiyatro üretimi ve sinemayla da ilgilenmeye başladı. TBMM’nin resmî biyografisinde Kadıköy Emek Tiyatrosu ile Barikat Film’in kurucuları arasında yer aldığı ve Oyuncular Sendikası’nın kurucu üyelerinden olduğu da belirtiliyor.

Biyoloji Bölümünden Tiyatroya

Barış Atay’ın oyunculuk hikâyesindeki ilk önemli karar aslında oynadığı bir rolle değil, üniversiteyi bırakmasıyla geldi. Biyoloji eğitiminin sonlarına yaklaşmışken tiyatroyu meslek olarak seçmesi, sonraki kariyerinin temel yönünü belirledi. Yeditepe Üniversitesi’ndeki tiyatro eğitimi sırasında ve sonrasında profesyonel sahne çalışmalarına başladı.

Kamera önü deneyimleri 2000’lerin ilk yıllarına kadar uzanıyor. “Aşk ve Gurur”, “Şöhret” ve çeşitli yapımlarda rol aldı; sinemada “Kabuk” ve 12 Eylül dönemini konu alan “Zincirbozan” gibi filmlerde yer aldı. Fakat geniş televizyon seyircisinin Barış Atay’ı tanımaya başlaması birkaç yıl sonra gelecekti.

Bu ilk dönem, daha sonra kariyerinin tamamında görülecek bir özelliği de taşıyordu. Atay televizyon projelerinde yer alsa bile oyunculuğunu sadece dizi sektörüne bağlamadı. Tiyatro, bağımsız sinema ve ilerleyen yıllarda yönetmenlik aynı kariyerin farklı parçaları olarak kaldı.

Arka Sıradakiler ve Saffet

2007’de başlayan “Arka Sıradakiler”, Barış Atay’ın Türkiye çapında tanınmasını sağlayan yapım oldu. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve ailelerin sorunlarını merkezine alan dizide Saffet karakterini canlandırdı.

Saffet, Atay’ın yıllar sonra bile hatırlanan televizyon karakterlerinden biri oldu. Dizinin genç oyuncu kadrosu zamanla geniş bir izleyici kitlesine ulaşırken Atay da yapımın uzun süre devam eden ana isimlerinden biri hâline geldi. “Arka Sıradakiler”de 2007’den 2011’e uzanan dönemde yer alması, kariyerindeki ilk uzun soluklu televizyon deneyimini yarattı.

Bu yıllarda televizyonun popüler yüzlerinden biri hâline gelmesine rağmen daha sonra kariyerinin yönü yalnızca ana akım diziler üzerinden ilerlemedi. “Hayat Devam Ediyor” ve “Şubat” gibi yapımlarda yer aldıktan sonra hem sinemaya hem de kendi üretimlerine daha fazla ağırlık vermeye başladı.

Oyunculuktan Yönetmenliğe: Eksik

Barış Atay’ın sinemada yalnızca oyuncu olarak kalmadığını gösteren en önemli çalışmalardan biri “Eksik” oldu. 2015 tarihli filmin yönetmenliğini üstlenen Atay aynı zamanda yapımın oyuncu kadrosunda da yer aldı.

“Eksik”, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin bir aile üzerindeki etkilerini merkezine alan politik bir dramdı. Bu tercih aslında Barış Atay’ın sanat anlayışında giderek görünür hâle gelen yönü de gösteriyordu. Toplumsal ve siyasi meseleler yalnızca sosyal medya açıklamalarının değil, yönettiği ve oynadığı işlerin de konusu olmaya başlamıştı.

2018’de yönetmenliğini yaptığı ikinci uzun metraj film “Aden” geldi. Atay bu projede yönetmenliğin yanında yapımcılığı da üstlendi. SinemaTürk kayıtlarında “Eksik” ve “Aden”, onun yönetmen olarak filmografisinin iki temel yapımı olarak yer alıyor.

Aynı yıllarda oyunculuk da devam etti. “Köpek”, “Güzel Günler Göreceğiz” ve “Damat Koğuşu” gibi sinema filmlerinde yer aldı. Ancak Barış Atay’ın adını sanat dünyasının dışındaki tartışmaların da merkezine taşıyacak çalışma sinemadan değil, tiyatrodan gelecekti.

Sadece Diktatör ve Tiyatronun Siyasetle Buluşması

Onur Orhan’ın yazdığı, Caner Erdem’in yönettiği “Sadece Diktatör”, Barış Atay’ın kariyerindeki en çok tartışılan tiyatro çalışmalarından biri oldu. Tek kişilik oyunda Atay, otoriter bir yönetici figürü üzerinden güç, iktidar ve toplum ilişkisini sahneye taşıyordu.

Oyun birçok şehirde sahnelendi ancak özellikle 2018’de peş peşe gelen yasak kararlarıyla gündeme oturdu. Kadıköy’de oyunun sahnelenmesi kamu düzeni ve güvenliği gerekçesiyle engellendi. Ardından Ankara Valiliği de 22 Ocak 2018’de oyun için süresiz yasak kararı açıkladı. Valiliğin resmî duyurusunda kamu güvenliği ve kamu düzeni gerekçe gösteriliyordu.

Benzer yasaklar farklı şehirlerde de gündeme geldi. Böylece “Sadece Diktatör”, yalnızca bir tiyatro oyunu olmaktan çıkıp ifade özgürlüğü, sanat ve devlet müdahalesi tartışmalarının parçası hâline geldi. Atay’ın politik kimliğinin geniş kamuoyu tarafından çok daha belirgin biçimde algılandığı dönem de büyük ölçüde bu yıllardı.

Sahnedeki Politik Kimlikten Meclise

Barış Atay’ın siyasetle ilişkisi 2018’de milletvekili adaylığıyla yeni bir aşamaya geçti. 24 Haziran 2018 seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’nin Hatay birinci sıra milletvekili adayı oldu ve yaklaşık yüzde 10,8 oy alan HDP Hatay’dan bir milletvekili çıkardı. Böylece Atay 27. Dönem Hatay Milletvekili olarak TBMM’ye girdi.

Ancak adaylık sürecinin arkasında Türkiye İşçi Partisi bulunuyordu. Atay ve Erkan Baş, TİP’in kuruluş çalışmalarında yer alıyor fakat seçimlere HDP listelerinden giriyordu. Seçimden birkaç ay sonra, 6 Ekim 2018’de ikisi de HDP’den ayrılarak Türkiye İşçi Partisi’ne geçti. Bu geçişle TİP uzun yılların ardından yeniden TBMM’de temsil edilmeye başladı. HDP ve TİP tarafından yapılan ortak açıklamada da bu sürecin seçim öncesinde tarafların bilgisi dahilinde planlandığı belirtilmişti.

Atay böylece tiyatro oyuncusu ve yönetmen kimliğinin yanına doğrudan profesyonel siyaseti ekledi. TBMM kayıtlarında 27. Dönem TİP Hatay Milletvekili olarak yer aldı ve milletvekilliği görevi 14 Mayıs 2023 genel seçimleriyle sona erdi.

Meclis Kürsüsüne Taşınan Üslup

Barış Atay’ın milletvekilliği dönemi, oyunculuk kariyerinden tamamen kopuk yeni bir hayat gibi ilerlemedi. Tiyatro sahnesinde ve sosyal medyada kullandığı doğrudan, sert ve çoğu zaman polemikçi politik dil Meclis konuşmalarında da görülüyordu.

Bu nedenle Atay klasik anlamda yalnızca yasama faaliyetleriyle görünür olan bir milletvekili olmadı. Meclis konuşmaları, siyasi tartışmalar ve sosyal medya açıklamaları kamuoyunda sık sık gündem oluşturdu. TBMM’nin resmî sayfasında soru önergeleri, araştırma önergeleri ve Genel Kurul konuşmaları dahil 27. Dönem boyunca gerçekleştirdiği yasama faaliyetleri kayıtlı durumda.

Sanatçı kimliğiyle milletvekilliğinin birbirine en fazla yaklaştığı nokta ise politik söylemini hiçbir zaman tamamen sahneden çıkarmamasıydı. Milletvekili olduğu dönemde bile “Sadece Diktatör” tartışmaları devam etti; 2018’in sonunda Antalya’da planlanan bir temsil de valilik kararıyla engellendi.

2023 Seçimleri ve Meclisten Ayrılış

2023 seçimlerinde Barış Atay’ın siyasi kariyerinde dikkat çekici bir karar alındı. Beş yıl boyunca temsil ettiği Hatay’dan yeniden aday olmak yerine TİP tarafından Antalya ikinci sıradan aday gösterildi. Hatay birinci sıraya ise Gezi Davası kapsamında cezaevinde bulunan avukat Can Atalay yerleştirildi.

Atay Antalya’dan milletvekili seçilemedi ve böylece beş yıllık parlamento dönemi sona erdi. TBMM’nin kayıtlarında görev süresinin bitiş tarihi 14 Mayıs 2023 olarak görünüyor.

Meclisten ayrılması ise siyaseti tamamen bıraktığı anlamına gelmedi. Politik açıklamalarını sürdürürken kariyerinin ağırlık merkezi yeniden tiyatroya kaymaya başladı. Bu dönüş, uzun yıllar boyunca birbirine paralel ilerleyen oyunculuk ve siyaset çizgisinin yeniden sahnede birleşmesine yol açtı.

İntihar Şov ve Macbeth ile Sahneye Dönüş

Milletvekilliğinin sona erdiği dönemde Barış Atay tekrar yoğun biçimde tiyatro üretmeye başladı. 2023’te “İntihar Şov” ile sahneye çıktı. Atay’ın hem yazarı hem oyuncusu olduğu eser, onun politik ve toplumsal gözlemden beslenen sahne çizgisinin devamıydı.

2024’te ise Shakespeare’in en bilinen tragedyalarından “Macbeth”te başrolü üstlendi. Böylece uzun yıllar ağırlıklı olarak çağdaş ve politik metinlerle özdeşleşen Atay, tiyatro repertuvarının en klasik karakterlerinden birine yöneldi. Tiyatro kayıtlarında aynı dönemde “Macbeth”, “İntihar Şov” ve daha sonra “Sabotaj” kariyerinin güncel sahne işleri arasında yer alıyor.

Bu dönüş önemliydi çünkü Barış Atay’ı yalnızca siyasi çıkışları üzerinden tanıyan yeni bir izleyici kitlesi için oyunculuk tarafını yeniden ön plana çıkarıyordu.

Sabotaj: Bülent Emrah Parlak ile Politik Mizah

Atay’ın son döneminin en uzun soluklu çalışmalarından biri Bülent Emrah Parlak’la birlikte hazırladığı “Sabotaj” oldu. İkilinin yazdığı, uyarladığı, yönettiği ve oynadığı gösteri klasik bir tiyatro oyunundan çok politik mizah, sohbet ve güncel olay yorumlarını bir araya getiren serbest bir sahne formatına dayanıyor.

Gösterinin merkezinde sosyal medya, siyaset, günlük hayat ve insanların hızla değişen olaylara alışma biçimi bulunuyor. Bir anlamda Atay’ın yıllardır taşıdığı politik tiyatro çizgisi, Bülent Emrah Parlak’ın komedi anlayışıyla daha gevşek ve doğrudan seyirciyle iletişim kuran bir forma dönüşmüş durumda.

“Sabotaj” 2026 boyunca da sahnede kalmaya devam etti. Nisan 2026’da Gaziantep ve İstanbul dahil çeşitli şehirlerde oynanan gösteri, haziran sonunda Urla’da seyirciyle buluştu. Güncel programda 4 Eylül 2026 Sapanca ve 19 Eylül 2026 Bodrum temsilleri de bulunuyor. Bu nedenle 3 Eylül 2026 itibarıyla Barış Atay’ın aktif kariyerinin merkezinde yeniden tiyatro olduğunu söylemek mümkün.

Bugünkü Barış Atay

Barış Atay’ın kariyerine uzaktan bakıldığında aslında birbirinden kopuk gibi görünen birkaç farklı hayat var. “Arka Sıradakiler” sayesinde milyonlarca kişinin tanıdığı televizyon oyuncusu, bağımsız filmler yöneten sinemacı, yasak kararlarıyla gündeme gelen politik tiyatrocu ve beş yıl boyunca TBMM’de görev yapan milletvekili aynı kişinin kariyerinde art arda yer alıyor.

Fakat bu dönemlerin arasında güçlü bir ortak nokta bulunuyor: politika. Atay’ın politik kimliği milletvekili seçildiği 2018’de ortaya çıkmadı; tiyatro ve sinema üretiminde zaten uzun süredir görünür durumdaydı. Milletvekilliği bu çizginin başka bir mecraya taşınmasıydı. Meclisten ayrıldıktan sonra yeniden sahneye dönmesi de bu nedenle keskin bir yön değişikliğinden çok başladığı alana geri dönüş gibi görünüyor.

Biyoloji okurken üniversiteyi bırakıp tiyatroya yönelen bir gençten, “Arka Sıradakiler”le televizyon yıldızına; oradan film yönetmenliğine, “Sadece Diktatör” tartışmalarına, milletvekilliğine ve yeniden tiyatro sahnesine uzanan yaklaşık yirmi beş yıllık bir hikâye var.

Bugün onu yalnızca oyuncu ya da yalnızca siyasetçi olarak tanımlamak bu yüzden eksik kalıyor. Barış Atay’ın kariyerinde sahne ile siyasi kürsü zaman zaman birbirinin yerine geçti. Söylediği şeylerin tonu değişse de kullandığı araçların temel amacı pek değişmedi: gündelik hayatın içinde politik olduğunu düşündüğü meseleleri görünür hâle getirmek.