Ceyhun Fersoy

Ceyhun Fersoy

5Etkinlik·52Takipçi
Hakkında

Ceyhun Fersoy’un oyunculuk kariyerini tek bir rolle özetlemek gerekirse çoğu izleyicinin aklına “Seksenler”in Şahin’i geliyor. Almanya’dan Türkiye’ye dönen, konuşma biçiminden davranışlarına kadar kendine özgü bir karaktere dönüşen Şahin, Fersoy’un televizyon kariyerinde öylesine belirleyici oldu ki başlangıçta birkaç bölüm için düşünülen rol yıllarca devam etti. Ancak onun hikâyesi “Seksenler”den çok daha önce başladı. Kamera arkasında çalışmak isteyen genç bir öğrenciden BKM Atölye’ye, “Çocuklar Duymasın”dan sinemaya ve daha sonra tiyatro sahnesinde ödül alan bir oyuncuya uzanan oldukça uzun bir kariyer var.

1982’de İstanbul’da doğan Ceyhun Fersoy’un çocukluğu tek bir şehirde geçmedi. İlk, orta ve lise eğitiminin farklı dönemlerini İsviçre, Fransa ve İstanbul’da tamamladı. Kariyerinin başlangıcında ise oyunculuk yapmak gibi kesin bir planı olmadığını yıllar sonra verdiği röportajlarda anlattı. Çocukken perküsyonla ilgileniyor, sinema ve televizyon dünyasının daha çok kamera arkasına merak duyuyordu. Oyunculukla ilk ciddi teması ise ailesinin tanıdığı senarist Kandemir Konduk sayesinde gerçekleşti.

Kamera Arkasından Oyunculuğa

Ceyhun Fersoy’un oyunculuğa geçiş hikâyesi biraz tesadüflerle şekillendi. Gençlik yıllarında “Ana Kuzusu” dizisinin setine gidip gelmeye başladı. Başlangıçta set ortamı onun için bir hobi gibiydi. Fakat kamera arkasında geçirdiği zaman arttıkça televizyon dünyasına ilgisi büyüdü.

2000-2001 yıllarında TÜRVAK Sinema Televizyon Eğitim Merkezi’nin Yapım Yönetim Bölümü’nde eğitim aldı. O dönemde kafasındaki asıl hedef yönetmenlikti. Ancak zamanla kamera önü oyunculuğu ağır basmaya başladı. Daha sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezi Actor Studio’da oyunculuk eğitimi gördü ve 2005’te BKM Atölye çalışmalarına katıldı. Kendi anlatımına göre Müjdat Gezen’de yaklaşık dört yıl, BKM Mutfak çevresinde ise üç yılı aşkın bir eğitim ve çalışma süreci geçirdi.

Bu dönem Ceyhun Fersoy’un kariyerinde önemliydi çünkü artık setlere dışarıdan bakan biri değil, profesyonel oyunculuk eğitimi alan bir isimdi. BKM çatısı altında “Bir Demet Tiyatro”da rol alması da bu geçişi hızlandırdı.

Bir Demet Tiyatro ve BKM Dönemi

“Bir Demet Tiyatro”, Ceyhun Fersoy’un erken dönem filmografisinin dikkat çeken işlerinden biri oldu. Yılmaz Erdoğan ve Demet Akbağ’ın merkezinde olduğu BKM yapımı, Türkiye’de televizyon ile tiyatro arasındaki sınırları en belirgin biçimde kullanan projelerden biriydi.

Fersoy burada Ali Cemal karakteriyle yer aldı. Büyük bir topluluğun içinde çalışması, daha sonra kariyerinde sık sık kullanacağı komedi ritmi açısından da önemli bir deneyim sağladı. BKM Atölye’de geçirdiği yıllar yalnızca oyunculuk eğitimi değil, sahne disiplini ve topluluk içinde karakter kurma alışkanlığı kazandığı bir dönemdi.

Aynı yıllarda televizyon kariyeri de hareketlenmeye başladı. “Kurtlar Vadisi”nde kısa bir rolle göründü, “Kadirşinas” ve “İki Aile” gibi yapımlarda yer aldı. Sinemada ise “Neşeli Gençlik” ve “Avrupalı” filmlerinde oynadı.

Çocuklar Duymasın ile Daha Geniş Bir Kitle

Ceyhun Fersoy’un “Seksenler” öncesinde geniş televizyon seyircisinin karşısına çıktığı önemli projelerden biri “Çocuklar Duymasın” oldu. Dizide Berke karakterini canlandırdı.

“Çocuklar Duymasın”, yıllar içinde kadrosu değişse de Türkiye televizyonunun en uzun ömürlü aile komedilerinden biri hâline geldi. Fersoy’un bu yapıda yer alması da onun komedi oyunculuğunu daha görünür kıldı. Zaten “Seksenler”e geçişi de bir bakıma bu projeyle kurduğu MinT Prodüksiyon bağlantısı üzerinden gerçekleşecekti.

Aynı yıllarda sinemada Mahsun Kırmızıgül’ün “Güneşi Gördüm” filminde rol aldı. 2009 tarihli film, göç ve aile üzerinden ilerleyen dramatik yapısıyla Fersoy’un daha çok komediyle tanınan televizyon rollerinden farklı bir yerde duruyordu. 2011’de ise “Kutsal Damacana: Dracoola” ile yeniden komediye döndü.

Bir Bölümlük Şahin’den Yıllarca Süren Karaktere

2012’de başlayan “Seksenler”, Ceyhun Fersoy’un kariyerinin açık ara en belirleyici projesi oldu. Ancak Şahin karakterinin hikâyesi ilginç biçimde büyük bir planla başlamadı.

Fersoy’un yıllar sonra anlattığına göre “Çocuklar Duymasın” çekimlerinden sonra yapım şirketine gittiğinde “Seksenler” ekibi masa başında okuma provası yapıyordu. Yapımcı Birol Güven ve senarist Murat Aras, Fersoy’un daha önceden yaptığı bir Alman tiplemesini biliyorlardı. Dizide Almanya’dan gelen bir akrabanın birkaç bölüm görünmesi fikri ortaya çıktı. Fersoy ise bu karakteri tek bölümlük kullanmak istemediğini söylemişti. Sonuçta rol kısa süreli başladı ancak beklenenden çok daha fazla sevildi.

Fersoy’un kendi ifadesiyle kısa süre için düşünülen Şahin karakteri yüzlerce bölüm devam etti. Başlangıçta karakterin dizide kalmasını sağlayacak uzun vadeli bir hikâye bile yoktu. Şahin seyirci tarafından sevilince Elvan karakteri hikâyeye dahil edildi ve ikisinin ilişkisi dizinin önemli yan hikâyelerinden birine dönüştü.

“Almancı Şahin” Nasıl Oluştu?

Şahin karakterini farklı yapan taraf yalnızca Almanya’dan dönmüş olması değildi. Fersoy karaktere belirgin bir konuşma biçimi, davranış tarzı ve fiziksel komedi ekledi.

Kendi anlatımına göre karakteri oluştururken özellikle Almanya’da yaşayan Türkleri aşırı karikatürize etmekten çekiniyordu. Yurt dışı turnelerinde Almanya’daki seyircilerle konuştuğunu ve karakter hakkında olumsuz bir tepkiyle karşılaşmadığını söylemesi de onun bu konuda ne kadar dikkatli olduğunu gösteriyor.

Şahin’in popülerliğinde karakterin sürekli hareket hâlinde olması ve olaylara hızlı tepki vermesi de etkiliydi. Fersoy’un gerçek hayattaki enerjik tarafıyla karakter arasında doğrudan bir benzerlik kurmamasına rağmen, oyuncunun komedi ritmi rolü giderek daha kişisel hâle getirdi.

“Seksenler” yıllar içinde kesintiler yaşadı ancak farklı dönemlerde yeniden ekrana döndü. Fersoy da 2012’de başlayan ilk dönemden sonraki yeni sezonlarda Şahin karakteriyle yeniden kadroya katıldı. Filmografi kayıtlarında 2019’da başlayan yeni dönem de ayrı olarak yer alıyor.

Seksenler’in Setinden Gerçek Hayata

“Seksenler” Ceyhun Fersoy’un yalnızca kariyerini değil, özel hayatını da değiştirdi. Dizide Elvan karakterini canlandıran Begüm Öner’le tanıştı. İkilinin sette başlayan arkadaşlığı zamanla ilişkiye dönüştü ve 2015’te evlendiler.

Bu durum dizideki Şahin-Elvan ilişkisinin seyirci açısından daha da dikkat çekici hâle gelmesini sağladı. Ekrandaki çiftin gerçek hayatta da birlikte olması, uzun süre magazin programlarının ve röportajların konusu oldu.

Ancak Fersoy açısından “Seksenler” yalnızca popülerlik anlamına gelmiyordu. Begüm Öner’le birlikte verdikleri bir röportajda diziyi kendileri için bir “okul” olarak tanımlamaları dikkat çekiciydi. Rasim Öztekin ve Şoray Uzun gibi deneyimli isimlerle uzun yıllar aynı sette çalışmak, özellikle genç oyuncular için başlı başına bir eğitim süreci yaratmıştı.

Figüran ile Sinemada Başrol

“Seksenler” devam ederken Ceyhun Fersoy’un sinema kariyerinde de önemli bir proje geldi. 2015’te vizyona giren “Figüran” filminde Mutlu karakterini canlandırdı.

Film, oyuncu olma hayali kuran ancak setlerde sürekli figüranlık yapan sakar bir karakterin hikâyesini anlatıyordu. Mutlu’nun sektörde kendine yer açmaya çalışırken yaşadığı aksilikler, Fersoy’un fiziksel komediye yatkın oyunculuk biçimine oldukça uygun bir alan yarattı.

“Figüran” onun açısından önemliydi çünkü yıllarca televizyon dizilerinde topluluk kadrolarının içinde yer aldıktan sonra bu kez hikâyenin merkezindeki karakterlerden birini taşıyordu.

Sonraki yıllarda sinema üretimi devam etti. “Benden Bu Kadar”, “Göktaşı”, “Hayatta Olmaz” ve “İlişki Doktoru” gibi komedi ağırlıklı filmlerde rol aldı. 2023’te ise “Tek Yürek İmalat-ı Harbiye” ile tarihî bir hikâyenin içine girdi.

Dostlar Mahallesi ve Seksenler Sonrası Televizyon

2017’de “Dostlar Mahallesi” dizisinde Çağatay karakterini canlandırdı. Bu proje, uzun süre Şahin rolüyle özdeşleşmesinin ardından başka bir televizyon karakterine geçiş açısından önemliydi.

Ancak “Seksenler” o kadar uzun süre hayatının parçası olmuştu ki başka projelerde görünse bile seyircinin Şahin karakteriyle kurduğu bağ kolay kolay ortadan kalkmadı. Dizinin ilerleyen yıllarda yeniden başlamasıyla Fersoy’un tekrar Şahin’e dönmesi de bu bağı güçlendirdi.

2020’de pandemi döneminde hazırlanan “Ev Yapımı” projesinde de yer aldı. Oyuncuların kendi evlerinden çekim yaptığı yapım, televizyon sektörünün olağan çalışma düzeninin tamamen bozulduğu dönemin sıra dışı projelerinden biri oldu.

Tiyatroda Başka Bir Ceyhun Fersoy

Televizyon kariyerinin yoğunluğu, Ceyhun Fersoy’un tiyatroyla bağını ortadan kaldırmadı. Özellikle 2010’ların ikinci yarısından itibaren sahne çalışmalarının sayısı arttı.

“Kaç Baba Kaç”, “Tuhaf Bir Pazar Günü”, “Bir Tuhaf Dünya”, “Eski Zaman Hikayesi” ve Begüm Öner’le birlikte sahne aldığı “SUİT – Düğün Dündü Bugün Bugün” bu dönemin oyunları arasındaydı.

2021’de sahnelemeye başladığı “Baş Belası” ise tiyatro kariyerinde ayrı bir yere sahip oldu. Hulusi karakterini canlandırdığı oyunla 2022 Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri’nde Komedi/Müzikal kategorisinde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı. Yıllarca televizyondaki komedi karakterleriyle tanınan Fersoy için bu ödül, aynı komedi yeteneğinin sahnede de karşılık bulduğunu gösteriyordu.

Pembe Pırlantalar ve Yapımcılık

Fersoy’un tiyatrodaki rolü zamanla yalnızca oyunculukla sınırlı kalmadı. 2023’te sahnelenmeye başlayan “Pembe Pırlantalar” oyununda hem oyuncu hem de yapımcı olarak yer aldı.

Bu geçiş kariyerindeki önemli değişimlerden biriydi. Oyunculuğun ilk yıllarında kamera arkasını merak eden ve yönetmen olmayı düşünen Fersoy, yıllar sonra sahne projelerinin yapım tarafına da doğrudan dahil olmuş oldu.

Aslında başlangıçtaki kamera arkası merakı tamamen ortadan kaybolmamıştı; yalnızca biçim değiştirmişti. Uzun yıllar boyunca başkalarının kurduğu televizyon ve sinema yapımlarında oyunculuk yaptıktan sonra kendi tiyatro projelerinin üretim aşamasında daha fazla sorumluluk almaya başladı.

Gırgıriye ile 2026’da Sahne

2026 itibarıyla Ceyhun Fersoy’un aktif kariyerinin en belirgin taraflarından biri yine tiyatro. Güncel tiyatro kayıtlarında Fersoy, “Gırgıriye Müzikali”nin oyuncu kadrosunda yer alıyor. Yapım 2026 boyunca sahnelenmeye devam ediyor.

Bu durum kariyerinin başlangıcı düşünüldüğünde oldukça ilginç bir noktaya denk geliyor. Oyunculuğa yönelmeden önce kamera arkasında çalışmak isteyen Fersoy, televizyon sayesinde geniş kitlelere ulaştı ancak yaklaşık otuz yıllık kariyerin sonunda yeniden canlı performansın ağırlık kazandığı bir döneme geçti.

Bugün Ceyhun Fersoy’un kariyerine bakıldığında en görünür rolün hâlâ Şahin olması şaşırtıcı değil. “Seksenler”, onun hayatında yalnızca uzun soluklu bir televizyon dizisi olmadı; oyunculuk kimliğini değiştirdi, geniş bir seyirci kitlesi oluşturdu ve özel hayatında da belirleyici oldu.

Fakat Şahin’in arkasında daha uzun bir hikâye var. TÜRVAK’ta kamera arkasını öğrenen, Müjdat Gezen’de oyunculuk eğitimi alan, BKM Atölye’de çalışan; “Bir Demet Tiyatro”, “Çocuklar Duymasın”, “Seksenler” ve onlarca sinema projesinden geçerek tiyatroya ulaşan bir oyuncu.

Belki de Ceyhun Fersoy’un kariyerindeki en dikkat çekici dönüşüm burada yatıyor. Bir dönem yönetmen olmak isteyen genç, yıllar sonra Türkiye’nin en tanınan televizyon karakterlerinden birini yarattı. Şahin birkaç bölüm için tasarlanmıştı; fakat karakter büyüdü, dizinin önemli parçalarından biri oldu ve Fersoy’un kariyerinin merkezine yerleşti.

Bugün ise o karakterin ötesine geçerek sahnede oyuncu, kimi projelerde yapımcı ve uzun yıllara yayılan bir komedi oyuncusu olarak yoluna devam ediyor. Televizyon seyircisinin hâlâ “Şahin” diye hatırladığı Ceyhun Fersoy’un kariyerinde asıl süreklilik ise tek bir karakter değil: komediye ve oyunculuğa duyduğu ilgi.