Daniska

Daniska

0Etkinlik·7Takipçi

Şu anda satışta olan Daniska etkinliği bulunmuyor

Daniska etkinliklerinden haberdar olmak için takip et

Hakkında

Daniska, Türkçe alternatif müzik sahnesinde kendine özgü mizahı, türler arasında rahatça dolaşan sound’u ve şarkıların içine yerleştirdiği sıcak anlatı duygusuyla dikkat çeken gruplardan biri. Onları dinlerken yalnızca iyi çalınmış şarkılarla değil, bir arkadaş masasında başlayan sohbetin müziğe dönüşmüş hâliyle karşılaşırsınız. Daniska’nın dünyasında hüzün bile çoğu zaman gülümseyerek anlatılır; aşk, ayrılık, özlem ve gündelik hayatın tuhaf hâlleri fazla ağırlaştırılmadan ama yüzeyselleştirilmeden şarkıya taşınır. Bu yüzden grup, ne yalnızca eğlenceli bir sahne ekibi ne de sadece melankolik parçalar üreten bir alternatif müzik projesidir. Daniska, ikisinin arasındaki o samimi ve insanî alanı sahiplenir.

Gökhan Tümkaya, Efe Demiryoğuran, Evren Arkman, Mertcan Selçuk ve Bülent Ünal’dan oluşan Daniska, müzikseverlerle 2017 yılında yayımladığı ilk tekli “Hep Böyle Olur” ile buluştu. Bu başlangıç, grubun ileride kuracağı müzikal karakterin de önemli ipuçlarını taşıyordu. Şarkıda hem tanıdık bir Türkçe pop-rock sıcaklığı hem de daha oyunbaz, daha teatral ve daha kendine has bir anlatım vardı. Daniska, ilk andan itibaren kendini fazla ciddiye alan bir grup gibi görünmedi; ama bu, yaptıkları müziği hafife aldıkları anlamına gelmiyordu. Tam tersine, şarkılarındaki espri duygusu ve rahatlık, arkasında güçlü bir müzikal birikim olduğu için doğal duruyordu.

Grubun ismi bile bu tavrı anlatmak için güzel bir kapı açar. “Daniska” kelimesi, Türkçede bir şeyin en belirgin, en âlâ, en ileri hâlini anlatan eğlenceli bir çağrışım taşır. Grup da bu ismin hakkını, büyük iddialar kurarak değil; müziğinde kendine ait bir lezzet oluşturarak verir. Daniska şarkılarında yer yer swing, caz, pop, rock, akustik anlatı, meyhane duygusu ve teatral vokal tavırları aynı akışta buluşabilir. Ancak bu çeşitlilik dağınık bir kolaj gibi durmaz. Her şey, grubun temel mizahına, hikâye anlatma isteğine ve melodik sıcaklığına bağlanır. Bu nedenle Daniska’yı tek bir tür etiketiyle anlatmak kolay değildir; onları daha çok “kendi mahallesini kurmuş” bir grup gibi düşünmek gerekir.

2019 yılında yayımlanan ilk albüm “Mış Gibi”, Daniska’nın bu mahallesini daha görünür hâle getirdi. “Gecesini Arar”, “Mış Gibi”, “Hep Böyle Olur”, “Yaş Hüzün Şarkısı”, “Sevda Karası”, “Aşk Bu”, “Bir İçim Su”, “Dilruba”, “Hallelujah” ve “Hüzün Makamı” gibi parçalar, grubun farklı duygu renklerini aynı albümde toplayabildiğini gösterdi. Albümün adı bile Daniska’nın dünyasına yakışan bir ironiyi taşır: “Mış Gibi.” Yani hem oyunun farkında olan hem de oyuna içtenlikle katılan bir ruh hâli. Daniska’nın şarkılarında aşk bazen gerçekten büyük bir duygu, bazen de insanın kendini kandırdığı tatlı bir yanılsama gibi anlatılır. Grup, bu ikisi arasında rahatça gidip gelir.

“Mış Gibi” döneminde Daniska’nın en güçlü taraflarından biri, hüzünle mizahı birbirinin karşısına koymamasıydı. “Yaş Hüzün Şarkısı” gibi bir başlık bile bunu anlatmaya yeter. Hüzün vardır, ama üzerine fazla dramatik bir perde çekilmez. “Hüzün Makamı”nda geleneksel müzik çağrışımıyla modern anlatı yan yana durur; “Bir İçim Su” ve “Dilruba” gibi parçalarda ise Türkçe şarkı geleneğinin sıcaklığı daha eğlenceli ve akıcı bir sound’la buluşur. Daniska, bu albümle birlikte Türkçe alternatif sahnede yalnızca farklı tınlayan değil, farklı düşünen bir grup olduğunu hissettirdi. Şarkılarında karakterler, küçük hikâyeler ve dinleyicinin kendi hayatından tanıyabileceği tuhaf duygular vardı.

Daniska’nın ikinci büyük dönemi “Keşke Meyhanesi” ile açıldı. 2021 yılında başlayan ve 2022’de tamamlanan bu albüm fikri, grubun müzikal dünyasını daha geniş bir konuklu sofraya dönüştürdü. Eylem Atmaca, Ümit Besen, Yaşar, Hüseyin Turan, Hüsnü Arkan ve Nuri Harun Ateş gibi farklı kulvarlardan isimlerin albümde yer alması, Daniska’nın türler arası yaklaşımını daha da belirginleştirdi. “Keşke Meyhanesi” başlığı, başlı başına güçlü bir imge kurar. Keşke denilen şeyler, yarım kalmış cümleler, geç kalınmış itiraflar, masada uzayan sohbetler ve bir şarkı bitmeden gelmesi beklenen insanlar bu albümün ruhunu oluşturur. Daniska burada meyhane hissini yalnızca alaturka bir dekor olarak değil, duygusal bir buluşma alanı olarak kullanır.

“Kavuşmak İhtimali”, “Serçenin Şarkısı”, “Peki Ya Şimdi”, “Tek Çiçekle Bahar”, “Şimdi Gel de Aşka İnanma”, “Bu Şarkı Bitmeden Gel” ve “Seni Seviyorum Salıncağı” gibi parçalar, Daniska’nın romantizmi fazla parlaklaştırmadan, daha gündelik ve daha kırılgan bir yerden kurabildiğini gösterir. Grup, aşkı bazen neşeli bir ihtimal, bazen eski bir pişmanlık, bazen de insanın kendi kendine kurduğu küçük bir sahne gibi anlatır. Bu şarkılarda melodiler akılda kalıcıdır; ama asıl etki, sözlerin arkasındaki sıcaklıkta saklıdır. Daniska’nın dünyasında “keşke” kelimesi yalnızca pişmanlık taşımaz; aynı zamanda hâlâ bir ihtimalin, hâlâ söylenmemiş bir cümlenin var olduğunu hissettirir.

Grubun “Mazi Çıkmazı” çalışması ise Daniska’nın geçmişle kurduğu ilişkiyi başka bir yerden görünür kıldı. Grup üyelerinin daha önce televizyon dizileri için yazdığı şarkıları canlı ve akustik bir anlayışla yeniden seslendirmesi, Daniska’nın yalnızca stüdyo üretimiyle değil, şarkı hafızasıyla da ilgilendiğini gösterir. “Emanet”, “Gidenlerin Ardından” ve “Karanlık” gibi parçalar, daha yalın düzenlemelerle söylendiğinde grubun anlatıcı tarafı öne çıkar. Bu çalışmalar, Daniska’nın eğlenceli yüzünün arkasında güçlü bir duygu damarı bulunduğunu hatırlatır. Mizah, onların müziğinde duyguyu saklamak için değil, duyguyla baş edebilmek için vardır.

Daniska’nın sahne kimliği de bu müzikal karakterin doğal bir uzantısıdır. Grup, canlı performanslarında dinleyiciyle mesafeli bir yıldız ilişkisi kurmaktan çok, aynı masaya oturmuş gibi bir yakınlık yaratır. Şarkı aralarındaki tavır, sosyal medyadaki esprili dil ve sahnedeki rahat enerji, Daniska’yı yalnızca dinlenen değil, birlikte vakit geçirilen bir grup hâline getirir. Konserlerinde neşe ile hüzün arasındaki geçişler sert kırılmalar gibi değil, bir sohbetin doğal akışı gibi yaşanır. Bir şarkıda gülümseyen dinleyici, bir sonraki şarkıda kendi geçmişinden bir cümleyle karşılaşabilir. Daniska sahnesini özel yapan şey de bu iniş çıkışların yapay durmamasıdır.

Son yıllarda yayımlanan “Öyle İşte”, “Virgül”, “Kadıköy” ve “Gözümün İncisi” gibi çalışmalar, Daniska’nın üretimini canlı tuttuğunu gösterir. “Virgül” gibi bir başlık, grubun anlatı dünyasına çok yakışır; çünkü Daniska şarkılarında çoğu zaman nokta konmaz, cümle biraz daha sürer, duygu başka bir yere bağlanır. “Kadıköy” ise ismiyle bile şehirli bir müzik hafızasına, sokaklara, karşılaşmalara ve İstanbul’un alternatif sahne ruhuna dokunur. “Gözümün İncisi” gibi parçalar da grubun romantik ve sıcak tarafını güncel üretim içinde devam ettirdiğini hissettirir. Daniska, yıllar içinde kendi sesini kaybetmeden farklı duygulara açılmayı sürdüren bir grup görüntüsü verir.

Bugün Daniska, Türkçe alternatif müzikte hem güldüren hem düşündüren, hem hüzünlendiren hem de sahnede hareketlendiren özel bir yerde duruyor. Onların şarkıları, hayatın büyük meselelerini büyük laflarla anlatmak yerine, küçük cümlelerin içindeki tuhaf güzelliği yakalar. Aşk bazen “mış gibi” yapılır, bazen bir meyhanede “keşke” diye uzar, bazen de bir şarkı bitmeden gelmesi beklenen birine dönüşür. Daniska’yı özel yapan şey, bu duyguları fazla süslemeden ama sıradanlaştırmadan anlatabilmesidir. Bir Daniska şarkısı başladığında, insan çoğu zaman hem gülümser hem de içinden geçen bir şeyi sessizce kabul eder: Hayat biraz karışık, biraz komik, biraz hüzünlüdür; ama doğru şarkı çaldığında bütün bu dağınıklık bir anlığına aynı masada buluşabilir.